Twitter Facebook
Untitled Document
 

Bu kadınlar insanın hayatını cehenneme çevirir! Sinema tarihinin en tehlikeli, zeki, kurnaz ve
psikopat “saplantılı kadınlarını” seçtik.

   
   
 
 

Moviemax Premier HD

15 Ocak Pazar 19:10
16 Ocak Pazartesi 07:45
20 Ocak Cuma 17:20
20 Ocak Cuma 05:30
25 Ocak Çarşamba 15:35
25 Ocak Çarşamba 05:25
31 Ocak Salı 23:05

Gerilim türünün en çok ekmek yediği tiptir “saplantılı” karakterler… Karmaşıktırlar, çok boyutludurlar, izleyenin üstünde baskı kuran bir gerilim yaratırlar. Saplantı duydukları kişinin sevgisini kazanabilmek için cinayet işlemeyi bile göze alacak kadar tehlikelidirler.

Bu ay Moviemax Premier HD’de izleyeceğiniz The Roommate’te, oda arkadaşıyla arasına giren herkesin “hesabını gören” Rebecca da, arkadaş sevgisini yanlış anlamış saplantılı bir karakter…

İsterseniz sinema tarihine şöyle bir göz gezdirelim ve beyazperdenin en tehlikeli 10 “saplantılı” kadını kimmiş öğrenelim…



Glenn Close
(Alex Forrest)

Fatal Attraction (1987) >

Evli bir erkeğin önemsiz kaçamağı başına olmadık çoraplar örebilir! New York’lu avukat Dan, karısı ve çocuklarının yokluğunda iş arkadaşı Alex’le hafta sonunu geçirdiğinde başına geleceklerden habersizdi mutlaka…

Glenn Close’un psikopat kadın rolünde harikalar yarattığı bu film, türün unutulmazlarından biri…

Leighton Meester
(Rebecca Evans)

The Roommate (2011) >

Sara’nın üniversite heyecanı kâbusa dönüştü. Sebebi ise, gün geçtikçe onu daha çok sahiplenen, başkalarıyla paylaşmayı reddeden Rebecca adındaki oda arkadaşı…

Rebecca ise, Sara’yla arasına giren her engeli kaldırmak konusunda sonra derece kararlı. Bu garip dostluk ölümcül bir hal alınca Sara’ya dokunan yanıyor…

Kathy Bates
(Annie Wilkes)

Misery (1990)

Ünlülere duyulan saplantı bazen ölümcül olabilir. John Lennon örneğinde olduğu gibi… “Misery”de ünlü bir yazar olan Paul Sheldon’ın çok büyük hayranı olan Annie, bir trafik kazasından yaralı kurtulan adamı, dağ evine götürerek alıkoyuyor.

Annie rolüyle Kathy Bates’in en iyi kadın oyuncu dalında Oscar kazandığını da belirtelim.

Natalie Portman
(Nina Sayers)

Black Swan (2010)

Bazen baskıcı ve kötü bir anne ve aşırı başarı hırsı da insanı gerçek dünyadan koparıp saplantılı bir insan haline dönüştürebilir. Tıpkı Black Swan’ın Nina’sına olduğu gibi…

Tutkulu ve mükemmel bir balerin olma çabası, Nina’yı trajik bir çöküşe sürükledi. Natalie Portman, enfes performansıyla en iyi kadın oyuncu Oscar’ını kucaklamıştı.

Rose Byrne
(Alex)

Wicker Park (2004)

Saplantılı bir kadın iki aşığın arasına nasıl girer? Onları ayırmak için olayları nasıl manipüle eder? Matthew için Lisa hayatının aşkıydı. Tam onunla bir gelecek kuracakken Lisa’nın aniden ortadan kaybolmasıyla yıkıldı.

Bu sırada karşısına çıkan ve adının Lisa olduğunu söyleyen başka bir kadınsa eski Lisa’nın adeta bir gölgesi gibiydi.

Jessica Walter
(Evelyn)

Play Misty for Me (1971)

Havalı bir radyo programcısının hayatı nasıl cehenneme döner? Sürekli “Misty” adındaki şarkıyı isteyen kadın bir hayranı, radyocu Dave Garver’a duyduğu aşkı karşılıksız kalınca genç adamın evini dağıtmaktan tutun, kız arkadaşın taciz etmeye kadar her yola başvuruyor.

Filmin başrolünde efsanevi oyuncu Clint Eastwood var!

Angela Bettis
(May Dove Canady)

May (2002)

Arkadaşları tarafından mütemadiyen hayal kırıklığına uğratılan bir kadının intikamı çok acı olabilir! May’in tek dostu çirkin bir oyuncak bebekti.

Arkadaş edinmek için sarf ettiği onca çabanın sonunda sadece kullanıldığını gören genç kadın, oyuncak bebeği kırılınca, kendine bir yenisini yapmaya karar veriyor. Hem de onu hayal kırıklığına uğratan insanlardan!

Jennifer Jason Leigh
(Hedra 'Hedy' Carlson)

Single White Female (1992) >

Acı veren bir ayrılık sonunda kendine yeni bir ev arkadaşı bulmaya karar veren Allison buna pişman olacağını bilemezdi. Başta her yönüyle kusursuz gibi görünen ev arkadaşı Hedra zamanla her şeyiyle Allison gibi olmaya başlayınca bir şeylerin ters gideceği aşikârdı!

Başrollerde Bridget Fonda ve Jennifer Jason Leigh’in olduğunu hatırlatalım.

Ali Larter
(Lisa)

Obsessed (2009)

Bela geliyorum demez! Yeni terfi ettiği işi, mükemmel eşi ve tatlı çocuklarıyla Derek her şeye sahipti. Ta ki, onu saplantı haline getiren seksi iş arkadaşı Lisa yavaş yavaş her şeyini elinden almaya çalışana dek…

Bu şuh ve kararlı kadına karşı koymak o kadar kolay olmayacaktı elbette!

Alicia Silverstone
(Adrienne Forrester)

The Crush (1993)

Genç gazeteci Nick Eliot, kiracısı olduğu yeni evin sahipleriyle çok iyi anlaşıyordu. Evin tek kızı olan 14 yaşındaki Adrienne ile tanışana kadar…

Adrienne’in Nick’i sürekli yatağa sürüklemeye çalışması daha her şeyin başıydı üstelik! Bu kıza karşı koymak sandığından daha zor olacaktı.
 
• Yalnız ve benmerkezcidirler.
• Hepsinin karanlık bir geçmişi vardır.
• Takıntılı ve vicdansızdırlar
• "Mantık"la bağları kopuktur
• Israrcıdırlar, hayırdan anlamazlar
• Kurnazdırlar, yakalanmaları zordur.
• Çok sempatik, dünya iyisi olmak ile    had safhada itici olmak arasında
   keskin geçişler yaparlar.
• Röntgencilik ve takip
konusunda ustadırlar.
• Suça meyillidirler.
• "Hedef"lerindeki kişiyi elde etmek
   uğruna her yolu mubah görürler
• Kişisel alanı ihlal etmekten    çekinmezler
 
 
Diğer sinema yazıları için tıklayın.
Yazı : Derya Atakan
Tasarım : Dinçer Tuğmaner