| |
|
| |
|
| |
|
| |
|
|
|
|
|
| |
Bulmaca çözmeyi sever misiniz? Eski kuşakların favori alışkanlıkları arasındadır bulmaca çözmek. Bunu bir adım ileriye götürüp bulmaca hazırlayanlar da vardır. Bulmaca çözmek de, tıpkı video oyunları gibi insanoğlunun oyun oynama/problem çözme/yarışma ihtiyaçlarına
karşılık geliyor.
Bu ihtiyaçları karşılayan sinema filmlerini de çok seviyoruz. Hazıra konmayı seven, klasik hikayeleri, klasik bir girişle başlayıp ‘mutlu son’la biten filmleri seven izleyiciler şikayet etse de; sinemasal bulmacaları çözmek çok zevklidir.
Film kaşısında karakterle birlikte olup karakterin başına gelenleri sorgulamak, neyin rüya neyin gerçek olduğunu anlamaya çalışmak büyük keyiftir. Hele ki bulmacayı önceden çözmek, aslında ‘her şey rüya’ demek. Veya kahramanın aslında bir ölü veya android olduğunu bulmak…
Uzun lafın kısası, bulmaca gibi filmlerin dünyasına daldık, en hasından birkaç tanesini karşınıza getirdik. Yazının en sonunda da bulmaca filmler üzerine beyin cimnastiği yaptık. Klişe tabirle bitirelim; bulmaca sevenler kaçırmasın. |
|
 |
|
 |
| Inception |
|
eXistenZ |
Christopher Nolan, bulmacamsı filmler yapmayı sever. Hatırlayınız; kırk yıllık (ve hatta daha fazla) Batman’in hayatından karanlık, derin ve bilinmezlerle dolu öyküler çıkarmıştı. Ama bu bulmaca merakını uç noktalara taşıdığı film, dörtte üçü rüyalarla kaplı Inception oldu. Düşlerin anlaşılması için Nolan’ın hazırladığı bir kılavuz bile ortaya çıktı.
|
|
Kanadalı David Cronenberg bir zamanlar bedensel dönüşüm ve teknoloji gibi konularla ilgiliydi. Bir aplikasyon olarak güncellenen bedenler üzerine kabusu andıran filmler üretti. Sanal gerçeklik kültürünün yerleştiği dönemde çektiği eXistenZ, oyun teknolojisi, beden ve suç gibi konular üzerine bir bulmaca gibiydi. Cronenberg de her zaman görsel ve zihinsel bulmacaları sevdi. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
| Black Swan |
|
Donnie Darko |
Yönetmen Darren Aronofsky uç zihinsel deneyimler yaşayan, deliliğin aşamaları arasında gidip gelen karakterler yaratmayı sever. New York’un önemli bale topluluklarından birinde Beyaz Kuğu kadar Siyah Kuğu’ya da can vermesi gereken Nina’nın zihni bir kapalı kutuyu andırıyor, bu da filmi çözülmesi gereken bir bulmacaya dönüştürüyor. Natalie Portman’ın oyunculuğu kozmik bir boyut taşıyor.
|
|
Donnie Darko doksanları kapatıp iki binleri başlatan film oldu. Doksanların cool sineması kadar, iki binlerin gizemli, sürpriz sinemasını birleştiriyor aynı zamanda. Seksenlerin gevşek ruh halini bir lanet gibi yaşayan Donnie Darko’nun kabusu andıran yaşamı bilinmezlerle dolu. Filmin bir özelliği de gençlik filmi/bilim kurgu ve korku türleri arasında serbestçe (dahice) gezinmesi. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
| The Matrix |
|
Twelve Monkeys |
Bugün dönüp The Matrix serisine baktığınızda her şey size çok açık seçik geliyor olabilir. Hatta filmde (ya da seride) olan bitenleri bir cümlede özetleyebilirsiniz. Ama bu filmi kaç kere izlediğinizi veya üzerine ne kadar çok konuştuğunuzu düşünün. Taşların yerine oturması kolay olmadı değil mi? Eminiz 13 yıl önce ilk defa izlediğinizde, Neo’nun başına gelenler size son derece gizemli gelmişti. Bilim kurgunun en müthiş bulmacalarından biridir.
|
|
Bruce Willis ve Brad Pitt gibi oyuncuları, dünya sinemasının en zıpır en hayalci yönetmenlerinden olan Terry Gilliam’la buluşturan Twelve Monkeys, görünüşte sıradan bir bilim kurgu gibi. İnsanlığın kökünü kurutan bir virüs, zamanda yolculuk yapan ve virüsü durudurmayı amaçlayan bir suçlu… Ama Gilliam işin kolayını kaçmıyor ve ortaya bir bilim kurgu başyapıtı çıkıyor. Pitt ise yeteneğini burada ispat ediyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
| The Sixth Sense |
|
Shutter Island |
Gelin bir anlaşma yapalım, bu filmi mutlaka izleyin ama finalindeki sürprizi kimseyle paylaşmayın! Yoksa bunu söylemek için çok mu geç kaldık? Doğrudur, 1999 yapımı film adeta bir fenomene dönüştü ve yıllarca çok izlendi, çok konuşuldu. İki binlerde yaşadığımız ‘sürpriz son’lu filmler modasının da sebeplerinden biridir bu etkileyici yapım. Sinematik zeka testi gibidir.
|
|
Yönetmen koltuğunda ustaların ustası, sinemaya bir tutkuyla bağlı olan, bunu çektiği her karede hissettiren Martin Scorsese var. Başrolde ise artık onun fetiş oyuncularından olan Leonardo DiCaprio var. 1954 yılında bir polis gizemli bir suçlu hastanesinde araştırmalar yapıyor. Ve fakat çağdaş müziğin önemli örneklerinin eşliğinde, araştırmalar ilerledikçe gizem azalacağına artıyor. Çünkü…
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
| Memento |
|
Synecdoche, New York |
Christopher Nolan bir dahi ve bunun ipuçlarını Batman uyarlamasından çok önce Memento ile bize vermişti. Hafıza kaybı yaşayan karakterlerin yer aldığı filmler her zaman bulmaca tadı verirler ama Memento zekice hazırlanmış, izleyicinin de ipuçlarıyla gerçeğe yaklaşmaya çalıştığı gerçek bir bulmaca.
|
|
Kafka, Dick ve Kaufman gibi dehalardan ilham alan gerçek bir Kaufman projesi. Öyle heybetli ki, Kaufman’ın önceki tüm çalışmaları bunun eskizi gibi görünmeye başladı gözümüze. Kare kare okuyacağınız filmin derinlerine inerken zaman zaman filmin kontrolünü kaybeder gibi olup panikleyeceksiniz. Fakat filmin sırrına uyandığınızda, ne panik ne de kontrol tutkusu kalacak. |
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
| Solaris, Moon ve bilimsel bulmacalar |
| Yazının konusu bulmacamsı filmler olunca, haliyle bilim kurgu sinemasından çok malzeme çıkıyor. Bilim kurgu ile felsefeyi buluşturan filmler ise doğrudan bu yazının konusu oluyor. Solaris uyarlamaları mesela sinematik bulmacaların en tipik örneklerindendir. Onun izinden giden Moon gibi filmler de öyle. Gelecekte veya ayın bir köşesinde yalnız kalan, geçmişten veya dışardan gelen kahramanların gizemli mücadelelerini nasıl unuturuz! Bu tür filmlerin şifrelerini çözdüğünüzde, bugünü ve insan denen çok bilinmeyenli canlıyı daha iyi anlıyorsunuz. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
David Lynch’in gizemleri
|
|
Anlaşılmaz yeşilçam filmleri |
| David Lynch şüphesiz beyazperdenin en sevilen yönetmenlerinden birisi. Aynı anda filmleri nedeniyle en gizemli, en anlaşılmaz yönetmeni. Lynch filmlerini anlamak, rasyonelize etmek için kafa patlatmak çok doğru değil. O zaman onların tadını ıskalayabilirsiniz. Bilincin sınırlarını zorlayan, bilinçaltını okşayan gizemli filmlerin tadını çıkaracaksınız. Ortada büyük bir bulmacadan çok bir muamma var. |
|
Yeşilçam Sineması’nı seviyoruz. O bir günde yazılan, üç günde çekilen filmler ve onların acılı, sancılı, komik ve kıyak kahramanları yakın tarihle ilgili birer belge değerinde. Sinemasal değerlerini bir yana bıraktığınızda, çekildiği dönem ve insan alışkanlıkları hakkında ne kadar çok ipucu içerdiğine şaşırabilirsiniz. Bu filmlerin mantık dışı, anlaşılmaz yönleri olduğu bir gerçek. Ama gelin bu kocaman bulmacayı andıran filmleri çözmeye çalışalım. |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Bulmaca filmlerin özellikleri! |
| ** Delilik! Delilik çok önemli. Acaba kahramanımız delirmiş olabilir mi? Ya gördüklerimizin hiçbiri gerçek değilse, ya hepsi kahramanın kafasında şekillendiyse! |
** Rüyalara çok iş düşer. Neresi uyanıklık, neresi rüya, bu rüyanın anlamı ne, yoksa hepsi rüya mıydı gibi sorular yükselir izleyiciden. |
** Bu filmlerde hafıza kaybına uğrayan karakterlere çok yer verilir. Biz de bu şaşkın kahramanla beraber olan biteni anlamaya çalışırız.
|
| ** Filmde kayışların koğuğu bir nokta vardır. Bundan sonrasında senaryonun sayfaları karışmış gibi olur. |
** Bu filmlerde senaryo çok ama çok önemlidir. Vasat bir kalemin elinden çıkmış ortalama bir bulmaca film izleyiciyi uykuya yöneltebilir. Yavaş yavaş gözleriniz kapanır. Önce kapanır hızlı açılır, bakarsınız bir değişiklik yok. Sonra uykuya geçersiniz. |
| |
|
|
|
|
|
|
|
Yazı : Serdar Kökçeoğlu
Tasarım : Dinçer Tuğmaner
Diğer sinema yazıları için tıklayın.
|
|
|
|
|