Alkollü araba kullananlar, uyuşturucu kaçakçıları, hırsızlar ve katiller yargının karşısına çıkmadan önce bu yüksek katlı yapıdan geçiyor. Polis memurları için bu, bir hafta içinde çoğu sarhoş ve öfkeli olan yaklaşık 600 kişiyle uğraşmak anlamına geliyor. Hapishane, tutukluların en son bulunmak istedikleri yer ve bunu yüksek sesle paylaşmaktan çekinmiyorlar; hatta bazen bağırarak... İçlerinden bazıları memurlara karşı koymaya bile çalışıyor, ancak kısa bir süre sonra pişman oluyorlar. Yine de bu öfkeli ve çoğunlukla zorlu tutsaklar kaydedilmeli, sorgulanmalı, aranmalı ve mahkemeye çıkarılmalı. Bazıları orta sınıfa ait, bazıları fakir, bazıları çete üyesi, bazılarıysa kelimenin tam anlamıyla psikopat olmasına rağmen hücrelerine gönderilene dek hepsi aynı kayıt merkezinde tutuluyor. Bu da memurların sürekli tetikte olmalarını gerektiriyor, çünkü her an her şey olabilir. Memurlar özellikle parmaklıklar ve kelepçelerin olmamasının işleri son derece tehlikeli bir hale getirdiğini söylüyor. Tutukluların hepsi yakında serbest kalmayı umuyor, ancak birçoğu için bu yalnızca bir hayal olarak kalacak. Bu sırada zarar görmeden ve mahkûm veya gardiyanlardan hiçbirine zarar vermeden Bölge Hapishanesi’ne ulaşmak zorundalar. Gelin ve Amerika’nın stratejik merkezi St. Louis Bölge Hapishanesi’nde bunun ne kadar zor bir iş olduğuna kendiniz tanık olun.