Antik çağda uzaylıların varlığı kanıtlanıyor mu?
Erich von Däniken gibi antik çağda uzaylılar teorisyenleri, dünya dışı varlıkların binlerce yıl önce dünyaya indiklerine, bir tanrı gibi karşılandıklarına ve uygarlığı şekillendirdiklerine inanıyor. Peki, ama böyle bir temasın varlığına ilişkin ne tür kanıtlar olabilir? 

Bu teorinin savunucuları iki tür kanıttan bahsediyorlar: Antik dini metinler ve mağara resimleri, taş heykeller ve piramitler gibi fiziksel örnekler… Merakınız gittikçe artıyor mu? İşte size bu kanıtların en meşhur örnekleri…

Nazca Çizgileri

Peru’daki Nazca Çölü’ndeki yüksek bir platoda yaklaşık 50 mil çapında bir alana yayılan antik şekiller, yıllardır arkeologların zihnini meşgul ediyor. Basit çizgilerle geometrik şekillerin bir arada olduğu bu çizgiler devasa bir boyutta… Bu araziyi 600 feet’lik hayvan şekilleri, kuşlar ve insan şekilleri kaplıyor. Bu kocaman şekiller, boyutlarından dolayı sadece çok yüksekten görülebiliyor. 300 M.Ö. ve 800 M.S. yılları arasında yaşayan Nazca insanlarının uçan cisimler icat ettiklerine dair herhangi bir kanıt yok. Antik çağda uzaylılar teorisyenlerine göre bu şekilleri uzaylılar yaptı ve uzay gemilerini yönlendirmek için ve iniş pisti olarak kullanılıyorlardı.

Vimanas

Bundan iki bin yıl önce yazılan Sanskritçe epiklerin çoğu Vinamas adında efsanevi uçan makinelerin varlığından söz ediyor. Vinamas’ların şekliyle UFO gördüklerini iddia eden insanların anlattıkları arasındaki benzerliklere işaret eden antik çağda uzaylılar teorisyenleri, antik çağda diğer gezegenlerden gelen astronotların Hindistan’ı ziyaret ettiklerini ileri sürüyorlar.

Easter Adası’nın “Moai”leri

Bir Polinezya adası olan Easter Adası, kıyı boyunca sıralanan 887 dev başlı insan figürü olan “maoi”leriyle meşhur… Yaklaşık 500 yıllık olan bu monolitik heykeller 13 feet yükseklikte ve 14 ton ağırlığında, hatta bazıları bunun iki katı kadar uzun ve çok daha ağır. Ne sofistike araçlara, ne mühendislik bilgisine sahip olan bu ilkel insanlar nasıl oldu da bu inanılmaz büyük heykelleri buraya taşıdırlar? Bazı antik çağda uzaylılar teorisyenlerine göre bu heykeller dünya dışı varlıkların eseri ve adada bıraktıkları izler…

Puma Punku

Bolivya dağlarının tepelerinde yer alan Puma Punku’da usta işi oyulmuş dev taş bloklar geniş bir araziye yayılıyor. Böylesine devasa taşlardaki bu muazzam işçilik modern araçlar ve makineler olmaksızın imkânsız… Lakin bu kalıntılar 1000 yıldan daha yaşlı… Antik çağda uzaylılar teorisyenlerinin hipotezlerine göre dünya dışı varlıklar ileri düzeyde mühendislik tekniklerini kullanarak bu alanı yarattılar.

Hezekiel Kitabı

Tevrat’ın bir parçası olan Hezekiel Kitabı’nda bir peygamberin ateş, duman ve yüksek bir sesle uçan bir cisim gördüğü yazar. Bazı antik çağda uzaylılar teorisyenleri bu aracın tanımının, bugünkü modern uzay gemilerine oldukça benzediğini iddia ediyorlar. Hezekiel kitabındaki metin ilahi bir müdahaleden ziyade belki de insanlar ve uzaylı astronotların ilk temasını anlatıyor.

Pacal’ın Sandukası

Bugünün güney Meksika’sında yedinci yüzyılda yaşayan Mayaların başkenti Palanque’yi Büyük Pacal yönetiyordu. Pacal ölümünden sonra yazıtlar tapınağı olarak bilinen bir piramidin içine gömüldü. Maya sanatının zirve noktasını simgeleyen oyma sandukası, aynı zamanda antik çağda uzaylılar teorisyenlerinin de sık sık bahsettikleri bir kanıttı. Teorisyenlere göre Pacal bu sandukanın üzerinde kalkmakta olan bir uzay gemisinin içinde bir eli kontrol panelinde, bir ayağı pedalda, oksijen tüpüne bağlı olarak resmediliyor. 

 
 
2011 DIGITURK Her hakkı saklıdır.